• BIST 107.401
  • Altın 173,640
  • Dolar 4,1031
  • Euro 4,9999
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

O gün evde eşimle beraber yoğun ve telaşlı bir gün geçiriyorduk

O gün evde eşimle beraber yoğun ve telaşlı bir gün geçiriyorduk
Devamını oku...

O gün evde eşimle beraber yoğun ve telaşlı bir gün geçiriyorduk, evin en küçüğü beş yaşındaki oğlum devamlı ayaklarımıza dolanıyor, yaptığı yaramazlıklar nedeniyle de sürekli uslu dur, yapma diye bağırarak azarlıyorduk.

En sonunda eşim dayanamadı sinirle bağırıp onu silkeleyerek odanın köşesine götürüp ayakta durma cezası verdi. Oğlum üzgün bir şekilde kabullenip cezasını çekti, fakat gördüğü tepkiden olsa gerek çok durgunlaştı, o sürekli yaramazlık yapan yerinde duramayan oğlum gitmiş yerine içine kapanık sessiz bir çocuk gelmişti.

Hatta akşam yemeğinde bile ne abisi ne ablası ile şakalaştı, anne olarak içim parçalanırken, babamız otoritesinden ödün vermeyip oğlumuzun yüzüne bile bakmıyordu. Yemekten sonrada bu hal devam etti.

Yatma vakti odasına çıkardım, bir kez bile bana naz yapmadan benimle neşelenip oynamadan yatağa girmeyen oğlum sessizce yatağa girdi, fazla üzerine gitmeyeyim çocuktur yarın unutur diye düşünerek onu öptüm tam odadan çıkarken “Ben bu evden kaçacağım” sözleriyle şoka uğradım.

Çok şaşırdım ve öfkelendim. Hışımla “öyle mi?” diyerek bağırıp arkamı dönünce, oğlumun o masumiyeti, o mutsuzluğu yüreğimi sızlattı. Kendi küçüklüğüm geldi aklıma, büyüklerim bana bu şekilde davrandıklarında ne kadar mutsuz olduğumu, ne kadar yalnız olduğumu, kimsenin beni sevmediğini düşündüğümü hatırladım ve hemen kendimi toparladım.

Aslında bu söz o kadar çok şey anlatıyordu ki ” Bende buradayım , beni görmezden gelmeyin , beni önemseyin, ömen verdiğinizi hissettirin, bana da ihtiyacınız olduğunu beni de sevdiğinizi hissettirin bana” diyordu.

Yumuşak ve hafif bir ses tonuyla ” tamam oğlum kaçabilirsin, bende eşyaları hazırlayayım” dedim ve bavulu çıkarıp eşyaları hazırlamaya başladım.” evet sana pijama gerek pantolon gerekli”oğlum şaşırarak “anne ne yapıyorsun? “dedi, bende” bana da gecelik palto almalıyım ” diyerek bavulu doldurdum ve odanın kapısının önüne koydum

“evet oğlum eşyaların hazır kaçmak istediğimden emin misin”,”evet ama ya sen”,” sen evden kaçıyorsan annen de seninle geliyor, çünkü seni yalnız bırakamayacak kadar çok seviyorum”, bana sarılarak “neden benle gelmek istiyorsun?, ” gözlerinin içine baktım “çünkü seni çok seviyorum, senin olmadığın bir hayat istemiyorum, bu yüzden eğer sen gidersen ben de gelirim”,

“Peki ya babam gelir mi?, “baban gelemez ağabeyinin ve ablanın okulu var ve babanın bize bakmak için çalışması, işe gitmesi lazım”, ” Köpeğimiz gelir mi?”, “Hayır onun da burada kalması lazım”.. Oğlum bir süre düşündükten sonra” Anne o zaman bizde burada kalalım mı?”, ” evet oğlum kalalım.”, ” Annecim, seni çok seviyorum.”, “ben de seni seviyorum,tatlım.”

O anda anneliğin en güzel yanlarından birinin de, çocuğunun güven duygusunu kazanmak ve kendi benliğini ve saygınlığını hissetmesine yardım etmek olduğunu anladım.

O gece bir anne olarak, çocuklarıma onları sevdiğimi, onları istediğimi ve onların bizim için Allah’ın birer lütfu olduklarını gösterme fırsatlarını kaçırmamam gerektiğini öğrendim.”onları önemse ve hissettir.”

Bu haber toplam 11040 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Bizim Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.