• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 13 °C

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZDEN KINALI ALİNİN MEKTUBU VE HİKAYESİ

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZDEN KINALI ALİNİN MEKTUBU VE HİKAYESİ
Var mıdır dünya da böyle ana ! Var mıdır dünyada böyle millet bilmem. Tek bildiğim şey atalarımın cesareti...

Varmıdır dünya da böyle ana ! Varmıdır dünyada böyle millet bilmem. Tek bildiğim şey atalarımın cesareti, analarımın tam tevekkül yaşamayı kabul etmiş imanı. Allah gani gani rahmet eylesin.  Hikayemizi beğenirseniz lütfen paylaşın; Adın ne senin evladım? – Ali… – Nerelisin? – Tokat Zilede’nim… – Peki evladım bu kafanın hali ne? – Anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım… – Neden? – Bilmiyorum komutanım… – Peki gidebilirsin Kınalı Ali…O günden sonra herkes ona “Kınalı Ali” der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa sürede cana yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır.“Sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni merak etmeyin…”Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adım bile ilerleyemeyeceğini yazdırır. Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna anasına not düşer: (Ali’nin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir kardeşi daha vardır) “Anacığım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım benle hep dalga geçtiler sakın kardeşim Ahmet’e de yakma onla da dalga geçmesinler ellerinden öptüm…Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu’ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşerler. Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış, onların sayıları da epey azalır, Gelibolu düşmek üzeredir.Kınalı Ali’nin komutanı da olayı görüp yerinde duramaz. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildir. Onlar yeni gelmiştir. Komutanların bu düşünceli halini gören ve durumun vehametini bilen Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini söylerler. Komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir. Kınalı Ali’nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur. Aradan zaman geçer. Kınalı Ali’nin ailesine yazdığı mektubun yanıtı gelir. Komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya karar verirler. Ali’nin babası anlatır.“Oğlum Ali nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim selam ederim. Öküzü sattık paranın yarısını sana, yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakın bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin” der, köyü, akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir. “Ali ananın da sana diyeceği bir şey var…” “Oğlum Ali, yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga geçtiler kardeşime de yakma demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle seninle dalga geçmesinler. Biz de üç şeye kına yakarlar: 1- Gelinlik kıza; gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye… 2- Kurbanlik koça; ALLAH’a kurban olsun diye… 3- Askere giden yiğitlerimize; vatana kurban olsunlar diye… Gözlerinden öper selam ederim. ALLAH’a emanet olun…” Mektubu okuyan Ali’nin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar… (NOT: Mektubun aslı Çanakkale Müzesi’nde sergilenmektedir.).

Bu haber toplam 396 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Bizim Gazete | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.